Featured Video Play Icon

SOSYAL MEDYAYI NEDEN BU KADAR SEVİYORUZ? – 3.BÖLÜM – BEN VARIM

Heyyy ben buradayım, alo beni fark edin, oradakiler beni de görün, kime diyorum ya…

Düşünüyorum öyleyse varım. demiş Fransız filozof, matematikçi ve yazar Descartes 1637 yılında. Tabi o yıllarda sosyal medya yok. Nerden bilsin Decartes bir sosyal medya hesabı olmadan var olamayacağı. Varlığı için düşünmenin yeterli olduğunu düşünüyordu. Olsaydı o zamanlar sosyal medya, Twitter’ın yoğun saatlerinde şık bir Tweet atardı;

Düşünüyorum öyleyse varım, 135 karakter kaldı. Güzel trend topic’ten birkaç hashtag girdim mi tamamdır, yürür bu tweet. Yalnız Spinoza’ın son tweeti ne beğeni aldı be.

Decastes da fikrini paylaşmış olurdu sosyal medyada, 2. bölüme gönderme yapayım dedim.
Sosyal medyada paylaştıklarımızın beğenilmesi bize bir haz yaşatıyor, mutluluk veriyor. Bu yaşadığımız haz ve mutluluktan her seferinde daha çok istiyoruz, şeker yemek gibi daha azı mutlu etmiyor hep biraz daha fazlası olacak. Gerçeği eyip bükmeye başlıyoruz olmadığımız, yapmadığımız, görünmediğimiz gibi görünüyoruz, ne çok beğeniyorsa onun üzerine gitmeye başlıyoruz.

Cevdet abi sen marangozsun abi, neden böyle garip şeyler paylaşıyorsun, sende her marangoz gibi kapı, pencere, masa, sandalye yapıp paylaşsana abi. Ne olacak abi daha çok like alınca, sanal birşey abi bu kapılma bu kadar.

Şimdi artık eski popülerliğini kaybetti ama bir ara Foursquare çok modaydı. Sonra Swarm oldu. Herkes olduğu yeri bildiriyordu. Ben buradayım bilginiz olsun, merak eden olursa bende buradayım. Adama telefon ile arasan abi nerdesin diye sorsan triplere girer dışarıdayım abi, tamam dışarıda olduğunu anladım zaten seslerden nerdesin, bardasın peki. Söylemez inatla. 10 dk sonra şak check-in Fosil Karaköy. Kız veya erkek arkadaşından ayrılanlarda daha çok olur bu. Terk edildim ama umrumda değil, hop oradayım hop burdayım, umrumda değilsin mesajları.

Nerdeyiz abi şimdi biz nereye geldik, check in yapacağım, gezip tozduğumu umrumda olmadığını görsün.

Bu paylaştıklarınla onaylanma, kabul görme durumu güzel, mutluluk veriyor ama tersi de kötü, paylaşılan şeyin beğenilmediği onaylanmadığı durumlar biraz hüzünlü oluyor. Neden beğenmiyorsunuz diye takipçisinin peşine düşen var.

Cevdet Abi ben neden seni instagramda özellikle beğenmemezlik yapayım, karşıma çıkarsa beğeniyorum işte. Biliyorum benim her paylaşımımı beğendiğini. Peki abi Ben hergün senin dükkana gelip seni çok beğeniyorum abi desem, bu nasıl olur mu böyle? Öyle olmaz diyorsun. Seni beğendiğimi herkes görsün istiyorsun. Tamam abi.

Erkek az fonksiyonlu olduğu için en fazla neden beğenmedin lan diye soruyor, ikinci soru yok. Kadınlar fonksiyonel olduğu için bu durum biraz daha farklı;
Şekerim ben onun çocuğunun tüm fotoğraflarını beğeniyorum, takip ediyorum benimkileri kasıtlı beğenmiyor. Bilge’nin çocuğunun tüm fotoğrafların beğenmiş gördüm.

Hayatımızda çevremiz tarafından kabul görmek, onaylanmak, beğenilmek bizi çok mutlu ediyor. Sosyal medyayı da bu sebeble çok seviyoruz. Burada da beğenilmek takdir görmek bizi mutlu ediyor.
Adı üzerinde paylaşım, yani her seferinde kendimizden birşey paylaşıyoruz. Ne isek onu paylaşıyoruz. O yüzden takip ettiğiniz hesaplardaki herşeyi beğenin, ne olacak elinize mi yapışır, beğenin mutlu edin herkesi, bu fırsatı kaçırmayın…

Acaba bu video kaç beğeni alır yada yorum, beni de beğenin beni de mutlu edin beni.

Tamam çekil, buradayım, Muhtasar Muhabbet yaklaşık 1 ay oldu, Muhtasar vergimizi öderken aklıma geldi bu kanal, daha çok vergi ödeyebilmek için açayım dedim. Muhtasar kısa demek, bu sebeble kısa tutmaya çalışıyorum. Haftada 2 video paylaşıyorum. Kendime göre 2 kategoriye ayırdım Eğlenceli ve Tecrübeli diye. Eğlenceli de eğlenceli şeyler anlatmaya çalışıyorum, Tecrübeli’de hayata dair tecrübelerimi yine eğlenceli bir dille anlatmaya çalışıyorum. Durun hemen gitmeyin, değilseniz buradan Abone olabilirsiniz, buradan da bu aralar en çok beğenilen videomu izleyebilirsiniz.

Please follow and like us:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir